|
|
| Kültür - Sanat / Ana Sayfa |
|
|
|
Türkçe bilmeyen Mısırlı Sema El-Carrahi, Türkçe şa |
|

Türkçe bilmeyen Mısırlı Sema El-Carrahi, Türkçe şarkılarıyla Kahire’de yaşayan Türkler çoşturdu.
Kahire’de Türk-Mısır İşdamaları Derneği (TÜMİAD) 6. yıl dönümü çerçevesince düzenlenen konsere Kahire’de yaşayan Türkler katıldı.
El-Carrahi, konserinde, Seda Sayan’dan, Muazzez Ersoy’dan ve Serdar Ortaç’tan şarkılar söyledi.
TRT’ye konuşmasında, Neden Türkçe şarkı söylemi tercih ettiniz? El-Carrahi, “Türkçe şarkı söylemek güzel bir duygu. Mısır ile Türk şarkılar arasında bir çok benzer yönler var” dedi.
Kültürmüz birbirine yakın. Türkleri seviyorum. Çünkü ben Türk asıllıyım diyen El-Carrahi, Kahire’de Türkler arkadaşlarımı var. Onlarla beraber oluyorum. Mısır halkının yarısı Türk asıllı dedeleri Türk” şeklinde konuştu.
TÜMİAD Başkanı Zeki Ekinci, "Dernek üyelerini, derneğimize destek veren işadamlarını motive etmek amacıyla bir konser tertipledik. Bu konseri Mısırlı olduğu halde Türkçe şarkı söyleyen Sema hanımla beraber yaptık” dedi.
Ekinci, "İyi bir katılım vardı. Arkadaşlar birlik ve beraberlik ruhunu geliştirdiler. Türklerin yurtdışında bir bütünlük içersinde hareket ettiklerini, birbirlerini desteklediklerini ve kıvançta ve tasada bir olduklarını gösterdiler” şeklinde konuştu.
METİN TURAN/KAHİRE.11.06.2009
|
|
|
|
|
|
TÜRKLER VE ARAPLAR, 'HİRA' GECESİNDE KUCAKLAŞTI |
|
Türkiye'nin İlk ve Tek Arapça Dergisi Hira, Mısır'da Düzenlediği Gece ile Büyük Bir Buluşmaya Ev Sahipliği Yaptı. Mısır ve Arap Dünyasının Dört Bir Yanından Hira Gecesine Akın Eden Akademisyen, Gazeteci, Yazar, Kanaat Önderleri, Üst Düzey Bürokratlar ile Din ve Bilim Adamları Hira Şemsiyesi Altında Buluşmanın Coşkusuna Şahitlik Etti.
Türkiye'nin ilk ve tek Arapça dergisi Hira, Mısır'da düzenlediği gece ile büyük bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Mısır ve Arap dünyasının dört bir yanından Hira gecesine akın eden akademisyen, gazeteci, yazar, kanaat önderleri, üst düzey bürokratlar ile din ve bilim adamları Hira şemsiyesi altında buluşmanın coşkusuna şahitlik etti. Konuşmacılar dil ve kültür olarak uzun bir süredir uzak kalan iki dünyanın Hira sayesinde birbirini yeniden tanımaya başladığını vurguladı.
Üç ayda bir yayınlanan ve 13. sayısı çıkan ilim ve kültür dergisi Hira, Suudi Arabistan'dan Mısır'a, Fas'tan Yemen tüm Arap dünyasına hitap ediyor. Dergide Türk, İslam ve Arap dünyasının en önde gelen entelektüelleri din, kültür, sanat, edebiyat, beşeri ilişkiler, fikir, tarih ve medeniyet gibi pek çok konuda yazılar kaleme alıyor.
Daha önce de ilki Mısır'da olmak üzere Fas, Sudan ve Yemen'de geceler düzenleyen Hira'nın ikinci Kahire buluşmasına Mısır'ın dünyaca ünlü düşünce ve fikir adamları Zaglul Neccar ve Muhammed imara ile Ezher üniversitesi eski rektörlerinden Ahmet Ömer Haşim ve eski Vakıflar Bakanı Ahmedi Ebu Nur, Yemen'den Prof Davud Hudabi, Cezayir'den Prof Ammar Talibi, Sudan'dan Prof Hasan el Mekki'nin de aralarında bulunduğu yaklaşık 300 kişi katıldı.
Programa ABD'deki Dinlerarası Diyalog toplantısına katılacağı için gelemeyen Mısır Müftüsü Ali Cuma'nın ise sesli mesajı dinletildi. Geceye damgasını vuran gelişme ise şüphesiz Fethullah Gülen'in Arapça okunan mesajı oldu. Mesajın özellikle edebi diline hayran olan dinleyiciler uzun süre alkışladı.
Programda konuşma yapan entelektüeller, Türkiye'yi, Türkiye'nin güzelliklerini, dünyanın hemen her tarafında faaliyet gösteren Türk okullarını, Fethullah Gülen'in aşılamaya çalıştığı misyonu büyük bir övgüyle anlattı. Gülen'in Müslümanların her alanda en iyi şekilde temsil edilmesi gerektiği üzerinde durduğunu belirten konuşmacılar, Hira'nın Türklerle Arapların yeniden bir araya gelmesi ve yeni bir köprü kurulması için önemli bir başlangıç yaptığını vurguladı.
Mısır'ın önde gelen gazeteleri de Hira programına geniş yer ayırdı. Ülkenin en önde gelen gazeteleri Ahram, Ahbar, Masri El Yom gibi gazeteleri pek çok temsilcisiyle programı takip ederken, gazetelerinde de konuyu geniş şekilde işledi.
Hira dergisinin yanı sıra Tuskon ve Abant iş ve sivil toplum kuruluşları da daha önce hem Mısır ve hem de Türkiye'de büyük organizasyonlar gerçekleştirmişti. Mısır'ın en büyük işadamlarının yanı sıra ülkenin entelektüel ve önde gelen bürokratları Türkiye'ye ziyaretler gerçekleştirerek, Türkiye'yi daha yakından tanıma fırsatı bulmuştu.
Son dönemde Mısır'ın yanı sıra diğer Arap ülkelerinde düzenlenen televizyon programları ya da toplantılarda Türkiye'nin sürekli gündeme gelmesi ve akademisyenlerin Türkiye'yi yakından tanımaya başlamasında bu tür organizasyonların büyük bir faydasının olduğu belirtiliyor.
Cumali Önal Kahire.16.11.2008
|
|
|
|
|
|
KAHİRE’DE TÜRKÇE KURSLARI |
|
TÜRKOLOJİ MEZUNLARI, TÜRK ŞİRKETLERİNDE TERCÜMANLIK YAPIYOR
Türkoloji öğrencileri, Kahire’de Mısır-Türk Dostluk Derneğinde verilen Türkçe kurslarına büyük ilgi gösteriyor.
Milli Şairimiz M. Akif Ersoy Kahire üniversitesinde, İKÖ Genel Sekreteri Prof.Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun babası İhsanoğlu Efendi Ayn Şems üniversiteinde, İbrahim Sabri İskenderiye üniversitesinde verdiği Türkçe dersleri meyvelerini veriyor. 1950 yılndan kurulan Türkoloji bölümlerinde öğrenciler dilimiz öğrenerek ve Türk şirketlerinde tercümanlık yaparak ticari ilişkilerde katkılarda bulunuyor. Şuan, Türk şirketlerinde çok sayıda Türkoloji öğrencileri hizmet veriyor.
Mısır’ın Ayn Şems Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Safsafi Ahmed, başkanlığında Türkoloji öğrencilerine Türkçe dersleri Kahire’de veriliyor. Türk-Mısır İşadamları Derneği’nin (TÜMİAD) desteğiyle restore edilen Dostluk Derneği merkezi en yoğuni günlerini yaşıyor. 96 Türkoloji öğrencisi Türk pratik dersi verildiği kursa kızlar büyük ilgi gösteriyor. Dermekte, öğrenciler Türk televizyonlarını izleyerek pratiklerini geliştirme imkanı sağlıyor.
Prof. Safsafi, “Başarılı öğrencilerimizin Türkçelerini geliştirmelerine yönelik yaz tatilinde Türkiye’de proğram yaparak kurslarını sürdüreceklerini” söyledi.
Biz de Türkiye olarak dilimiz ve kültürümüzü öğrenen Mısırlı gençlere sahip çıkarak yardım elimizi uzatarak Türkiye-Mısır arasında ilişkilerimiz artırma yolun durmadan hızla yürüyeceğiz.
Metin TURAN/KAHİRE/05.12.2007
|
|
|
|
|
|
Mısır son Osmanlı Kralı Faruk'u konuşuyor |
|
Kral Faruk Mısır Gündeminde
Mehmet Ali Paşa'nın torunu ve Mısır'ın son kralı Faruk, adına çekilen dizi ile yeniden Mısırlıların gündemine oturdu. Mısır'daki ders kitaplarında çok kötü anlatılan ve Mısırlı entelektüellerin büyük bölümünün de Batı'nın kuklası olarak gördükleri Kral Faruk, Dubai merkezli MBC televizyonunun çektiği 'Kral Faruk' adlı diziyle yeniden tartışma konusu oldu.
'Yakubiyan Apartmanı' adlı romanıyla Arap dünyasının en çok satan ve tanınmış yazarı Alaa Asvani, "Özellikle demokrasinin olmamasından dolayı büyük bir ümitsizlik içinde olan Mısırlıların gösterdiği ilginin dizinin büyük bir başarı kazanmasında en önemli etken olduğunu" belirtiyor. Filmde Kral Faruk anlatılanın tersine farklı bir bakış açısıyla ele alınıyor.1952 yılında Mısır'ın ünlü milliyetçi liderlerinden Cemal Abdul Nasır öncülüğündeki Hür Subayların gerçekleştirdiği darbeyle iktidardan uzaklaştırılan Kral Faruk, İtalya'ya sürgüne gönderilmiş ve 1965 yılında da bu ülkede hayatını kaybetmişti.
Geçtiğimiz Ramazan ayında NBC televizyonunda yayınlanan dizi şu anda da Mısır'ın farklı iki televizyonunda yine dizi şeklinde yayınlanıyor. Filmin yapımcısı Esma El Bekri, filmle okul yıllarında kendilerine anlatılan yalanlar arasında büyük bir fark olduğunu vurguluyor. İngiliz sömürge yönetimi ile başını Nasır'ın çektiği milliyetçi hareket arasında sıkışan bir kişi olarak tasvir edilen Kral Faruk'u Suriyeli aktör Tayim El Hasan canlandırıyor. Filmde Kral Faruk'un tarih kitaplarında anlatılanın tersine vatanını seven, modernleşme yanlısı bir kral olarak canlandırılması da dikkat çekiyor. Kral Faruk'un hayatta olan kuzenlerinden Prens Hüseyin Tosun ise, Kral'ın en büyük şanssızlığının İngiliz sömürge yönetiminin sürdüğü ülkede henüz çok genç yaşta tahta geçmesini gösteriyor.
Asvani ise dizinin yazarı Lamis Cabir'in Kral Faruk'u aşırı nazik gösterdiğini, o dönemin bağımsızlık yanlısı Wafd Partisi ile çatışan Kral Faruk yönetiminin demokrasi için bir model olamayacağını, ama yine de o dönemin şimdikinden daha iyi olduğunu öne sürüyor. Mısır'da bazı entelektüeller ise Kral Faruk döneminden sonra Nasır döneminin de gün yüzüne çıkarılması gerektiğini belirtiyor. Esma El Bekri'ye göre Nasır'ın yaptığı kansız darbe tamamen ABD'nin eseri.
16 yaşında babası 1. Fuad'ın ölümü üzerine tahta geçen Kral Faruk, Hür Subaylar tarafından utanç verici bir şekilde ülkeden kovulmuş ve İtalya'ya sürgün edilmişti. İran'ın son Şahı Muhammed Rıza Pehlevi'nin eşi Prenses Fevziye'nin de kardeşi olan Kral Faruk, askeri eğitimini İngiltere'de yapıyor.
Fakat 2. Dünya Savaşı yıllarında Faruk'un sık sık yaptığı Avrupa seyahatleri ve israfça tavırları milliyetçilerin Krala olan tepkisinin gittikçe artmasına sebep oluyor. Gittikçe güç kazanan Nasır ve yanlıları 1952'de sarayı basarak, Kral Faruk'un gururunu kıracak şekilde hakaretlerle İtalya'ya sürgüne gönderiyor ve yerine henüz bir yaşındaki oğlu 2. Fuad Hür Subaylar tarafından kral ilan ediliyor. Bir yıl sonra da Hür Subaylar monarşiye son vererek resmen cumhuriyet ilan ettiler. Tahta oturduğunda çok zayıf olduğu rivayet edilen Kral Faruk, öldüğünde 136 kiloydu.
Mısırlı kimi tarihçilere göre Türklerin Anadolu'dan önce geldiği Mısır'daki Türk hâkimiyeti Kral Faruk'un devrildiği 1952 yılına kadar sürüyor. Kral Faruk'un dedesi Mehmet Ali Paşa, modern Mısır'ın kurucusu olarak adlandırılıyor. Kral Faruk'un oğlu 2. Fuad halen Avrupa'da sürgün hayatı yaşıyor.
Cihan.11.11.2007
|
|
|
|
|
|
Mısır'daki Türkler |
|

KAHİRE/Metin TURAN, 13.Eylül 2006
"Mısır'daki Türkler ve Kültürel Mirasları" adlı kitabın, önsözünde de belirtildiği gibi, 40 yılı aşan bir emeğin ürünü olduğu su götürmez bir gerçektir.
Mısır'da Kalavalı Mehmet Ali Paşa döneminde Osmanlı Türk kültürünün izlerini sürmekte olan bu eser, bizi günümüzden 200 yıl öncesine götürerek, Mısır'da Türk Osmanlı yüzünün yanında Mısır Osmanlı yüzünü de ortaya koyuyor. Çünkü Mısır, aldığı bir kültüre rengini ve çeşnisini de katmıştı.
Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu bu eşsiz eserinde bu gerçeğin üzerinde durarak Mısır'da yaşayan Türkleri tanıtıyor. Bu eseri ortaya çıkaran İhsanoğlu da dünyanın önemli şahsiyetlerinden olup İKÖ'nün seçilmiş ilk Genel Sekreteri olmasının yanı sıra, Mısır'dan ve Mısır Kitap Evine ömrünün uzun yıllarını vermiş olan babası Mehmet İhsan'dan etkilenmiş bir araştırmacı, yazar ve edebiyatçıdır.
Kitap, Türklerin 19. yüzyılda Mısır toplumu içindeki yerini, eğitim ve edebiyata katkılarını ele alan bir bölümle başlıyor. İkinci bölümde ise Mısır'daki matbaanın öyküsü anlatılıyor. Üçüncü bölüm, Mısır'daki basılı Türk kültürünün kaynaklarını tanıtıyor. Kitap sonuçta, araştırmacı ve edebiyatçısının özgün çabasının bir eseridir
|
|
|
|
|
|
Mısır'da Mevlana Etkinlikleri |
|
MISIR’DA 2007 MEVLANA YILI ETKINLIKLERI...
KAHIRE AMERIKAN ÜNIVERSITESI'NDE RUMI KONFERANSI VE AHMET ÖZHAN KONSERI
Metin Turan/KAHİRE - 10.05.2007 -
Kahire Amerikan Üniversitesinde Rumi Konferansı ve Ahmet Özhan Konser verdi.
Birleşmiş Milletler’in ilan ettiği 2007 Dünya Mevlana Yılı kapsamında Mısır’ın başkenti Kahire’deki Amerikan Üniversitesi’nde konferans düzenlendi. Etkinlik kapsamında Ahmet Özhan da konser verdi.
Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin 800'üncü doğum yıldönümü çerçevesinde Türkiye’nin Kahire Büyükelçiliği ile Amerikan Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen konferansa Türkiye’de bullunan öğretim üyesi Shems Friedlander’i temsilen Sara Yousef, Prod. Dr. Brad Graft ve Diyanet Vakfı’ndan Dr. Semih Ceylan katıldı. Konferansta Mevlana’nın yaşantısı ve eserlerindeki humanist düşünce ile Mevlana ve tasavvuf felsefesi hakkında bilgiler verildi. Konferansta katılımcılara Mevlana’yı tanıtan birer CD ile broşür de dağıtıldı.
Konferansın ardından ünlü tasavıf sanatçısı Ahmet Özhan semazen eşliğinde bir konser verdi. Birleşmiş Milletlşer Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu’nun (UNESCO) 2007’yi Dünya Mevlana Yılı ilan etmesi ile birçok ülkede tanıtım atağına kalkan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Mısır’daki programı kapsamında Kahire Amerikan Üniversitesi’nin yanısıra Kahire Opera Salonu, Türk Mevlevihanesi ve İskenderiye’deki Seyyid Derviş Tiyatro Salonu’nda gösteriler düzenledi. Mısır programını tamamlayan Türk topluluğunun bu gece Türkiye’ye dönmesi bekleniyor.
|
|
|
|
|
|
Mısır'da Türkçe Kursları |
|
ARAP-TÜRK DOSTLUK DERNEĞİNDE TÜRKÇE KURSLARI
Mısır ile Türkiye ilişkilerine hizmetler vermiş en köklü dernek olan Arap-Türk Dostluk Derneği Başkanı Dr. Hamdi Tahhiri başkanlığında, Mısır’ın çeşitli üniversitelerinde öğrenim gören Türkoloji öğrencilerine Türkçe Kursları başladı. Ayn Şems Üniversitesi Prof. Dr. Ahmed Safsafi ile Kahire Üniversitesi hocası Yrd. Doç. Şevki Hasan yönetiminde verilen kursa Türkoloji öğrencileri büyük ilgi gösteriyor. 57 Türkoloji öğrencisi kurslar katıldı.
Türk-Mısır ticari ilişkilerinde önemli rol oynayacağına inandığımız Türkoloji öğrencilerinin başarılı olanlarına, üyelerimizin de desteği ile, Türkiye'de pratiklerinin geliştirilmesi için burs ve benzeri imkanların sağlanmasıyla Mısır’daki üye firmalarımızda çalışarak hizmet vermeleri hedefleniyor.
|
|
|
|
|
|
PAMUK'UN NOBEL ÖDÜLÜ SİYASİ |
|
-MISIR’DA ORHAN PAMUK’UN NOBEL ÖDÜLÜ TARTIŞILDI...
-ORHAN PAMUK'UN NOBEL ÖDÜLÜ SİYASİ BİR ÖDÜL
KAHIRE -10.04.2007 - Metin Turan - Mısır’da Orhan Pamuk'un Nobel Edebiyat Ödülü almasının siyasi bir ödül aldığı ortak tebliğlerde vurgulandı.
Ayn Şems Üniversitesi Doğu Dilleri Bölümü ve Türkoloji Öğretim Görevlileri Nobel Ödül’ün Pamuk'a verilmesinde siyasi bir karar olduğu görüşü öğretim görevlilileri tarafından vurgulanarak tartışıldı.
Panel’e Ayn Şems Üniversitesi'nden Fakülte Dekanı Muhammed Abdullatif Heridi, Doğu Dilleri Bölüm Başkanı Mecdi Magluf, Dr. Muhammed Said Cemalettin, Dr.Abdulaziz Ivadullah ve El-Sun Fakültesi Türkoloji Bölüm Başkanı Dr. Abdulmunsaf Mecdi Bekr'in konuşmacı olarak katıldı. Pamuk’un 7 tebliğin sunulduğu seminerde ödülün siyasi olup olmadığı tartışıldı. Pamuk'un Türkiye karşıtı yaptığı ağır Türkiye eleştirilerinin Nobel ödülünü alan diğer yazarlar ve bilim adamlarınca da kendi ülkelerine yönelik yapıldığı vurgulandı. Panelde, Pamuk'un eserlerinin edebiyat açısından önemli olduğu belirtilirken Pamuk'un gündeme gelmesinde ise siyasi çıkışlarının etkili olduğu ifade edildi.
Panele, Mısır’ın ikinci büyük kentindeki İskenderiye Üniversite Edebiyat Bölümü Türkoloji Bölümü öğrenciler katıldı.
|
|
|
|
|
|
Anadolu Ateşi Piramitlerde |
|
ANADOLU ATEŞİ MISIR PİRAMİTLERİ ÖNÜNDE SAHNE ALDI
KAHİRE - 26.043.2007 - Metin Turan
Dünyaca ünlü dans topluluğu Anadolu Ateşi, 5 bin yıllık Mısır piramitleri önünde sahelediği muhteşem şovu ile herkesi büyüledi.
Piramitlerde ilk kez Türkiye'den bir grubun sahenelediği gösterinn biletleri dört gün öncesinden tükendi. Gösteriye özellikle Mısır sosyetesi, yabancı misyonlar ve Kahire'de yaşayan Türkler büyük ilgi gösterdi. Piramitlerin gölgesinde Türk kültürün birbirinde güzel eşsiz folklor oyunlarıyla tarihi şovu izleyenleri büyüledi.
Anadolu Ateşi Organizatörü Mustafa Erdoğan, "Anadolu Ateşi 3'üncü kez Mısır'a geliyor. Piramitlerin önünde gösteri yapıyoruz. Anadolu ve Türk kültürü için müthiş bir başarı, Anadolu Ateşi tarihi için de olağanüstü bir durumdur" dedi. Piramitler önünde gösteri yapmayı 7 yıldır hayal ettiğini belirten Mustafa Erdoğan, "Yarında bu kadar seyircimiz var. Çok mutluyuz ve sevinçliyiz kültürümüz ve ülkemiz adına gurur duyuyoruz" diye konuştu.
Türkiye'nin Kahire Büyükelçisi Şafak Göktürk ise, "Büyük bir beğeniyle izleniyor. Gösteriyi gururla izledik. Bu tür programlar ve kültürel değişimler iki ülkenin esasen var olan yakınlığını pekiştirmektedir. Türkiye ile Mısır arasındaki gelişen ilişkilerin seyrine de fırsat olmaktadır" dedi.
Kahire'de bugün tekrar sahneye çıkacak olan Anadolu Ateşi, ardından İskenderiye ve Şarm El Şeyh'de gösterilerini sürdürecek. Şarm El Şeyh'deki gösteriyi Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in de izlemesi bekleniyor.
|
|
|
|
|
|
Safahat'ın Arapçaya Çevrilmesi |
|
MISIRLI TÜRKOLOG 'SAFAHAT’IN ARAPAÇA'YA TERCÜME EDİLMESİNİ İSTİYOR
Mısırlı Türkolog Prof. Dr. Safsafi Ahmed El-Katuri, şair M. Akif Ersoy’un Safahat’ını Arapça’ya tercüme etmek için Kültür Bakanlığının öncülük yapmasın istedi.
Mısır’ın başkenti Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nin Türkoloji bölümünde öğretim üyesi olan El-Katuri, Türkiye Kültür Bakanlığın bir teklifi olduğunu belirterek, “Son zamanlarda Mısır ile Türkiye arasında siyasi, kültür ve siyasi alanlarda önemli adımlar atıldı. Mısır’ın çeşitli üniversitelerinde 60 kadar Türkoloji hoca arkadaşlarımız var. Tercüman tekniği açısından bir sorunumuz yok. Ben bir hoca olarak Safahat’ı Türkçe’den Arapça’ya tercüme edebilirim. Yalnız sonraki baskı ve dağıtım işlerini kim üstlenecek. Benim bunları yapmam çok zor” dedi.
M. Akif Ersoy’un İslam Aleminin önemli bir şairi olduğunu belirten El-Katuri, M. Akif’in Mısır da tanındığını ve edebiyat alanında çok büyük ilişkileri kurduğunu söyleyen El-Katuri, “Arap dünyasına Türkiye Kültür Bakanlığının M. Akif, Necip Fazıl ve Ziya Gökalp gibi büyük şairleri tanıtması gerekir. Bizler şuan çağdaş yazarlardan Orhan Pamuk kim, Aziz Nesin ve Yaşar Kemal kim olduğunu biliyoruz. Ama Türk edebiyatı sadece bunlar değil” dedi. El-Katuri, “Ama yukarıda saydıklarımla yetinmeyip Türk Divan Edebiyatından önemli simaları var Şeyh Galip, Tevfik Fikret, Namık Kemal, Şinasi ve Abdulhak Hamid var. Niçin bu yazarların eserleri Arapça’ya tercüme edilmiyor. Bu eserlerin Arapça’ya çevrilmesiyle Arap dünyası onları daha iyi tanıyabilecek” dedi.
Ayn Şems Üniversitesi’nin Edebiyat Fakültesinin Türkoloji bölümünün duvarında asılı bölüm başkanlarının fotoğraflarını gösteren El-Katuri, “Mısır’da Ermeniler ve Yunan bölümündeki arkadaşlarımız çalışıyorlar bizler neden çalışmayalım. Bizler M. Akif’in öğrencileri olarak vefamızı göstermeliyiz. Ancak Türkiye’nin fahri dostlarına destek vermesini” vurguladı.
TÜRKİYE’Yİ TANITAN 30 KİTAP YAZDI
Mısır’ın ikinci büyük üniversitesi olan Ayn Şems’in Türkoloji Prof. Dr. Safsafi Ahmed El-Katuri’nin 40 yıldır Türk edebiyatı ve kültürü üzerine 30 eseri var. El-Katuri, Türkiye’de doktora tezini Prof. Dr. Mehmet Kaplan hocalığında aldı. Türkiye hayranı olan El-Katuri, 40 yıldır Türkiye hayranı ve dostuna Türkiye Kültür bakanlığından ne ödül nede bir fahri doktora verilmemesi eleştirilere sebep oldu.Mısır’da Türkoloji bölümlerinde önemli kaynak eserler bırakan El-Katuri, 30 kitabının 15’i çeviri diğerlerini telif ederek Türkiye ile Arap dünyasına önemli eserlerini Türkoloji camiasına kaynak kazandırdı. Türkçe’den Arapça’ya ilk sözlüğü yapan El-Katuri, Yaşar Kemal ve Aziz Nesin’in kitabının tercümesi, Maden Sanatı Gelişmesi, Osmanlı tarihi, İstanbul, Arapça Türkçe sözlük gibi eserlere de imza attı.
|
|
|
 |
|
 |
 |
|